Bir zamanlar Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Muğla’ya hemen hemen her evde şöhret hayalleriyle yaşayan bir gençlik vardı. Hepsinin ortak noktası ünlü olmaktı. Kimisi şarkıcı, kimisi de oyuncu olmak isterdi. Nur Azak Kartal’da onlardan birisiydi. Kimilerinin hayalleri sadece hayal olarak kalsa da Nur Azak’ın kaderi ona gülümsemişti ve henüz 15 yaşında şarkıcılığa, 17 yaşında ise oyunculuğa adım attı. Şöhret basamaklarını bir bir tırmandı.  Eskiler iyi bilir, o dönemler şöhret olmak hiç de kolay değildi… Ama o hayalleri için mücadele etti ve çıkardığı plakları, rol aldığı filmleriyle bir döneme damga vurdu.  Aynı zamanda bir döneme damgasını vuran isimlerden Kazım Kartal’ın eşi olan, Nur Azak Kartal’la dününü bugününü konuştuk. Haydi buyurun sohbetimize…

 

BİZE BİRAZ KENDİNİZDEN SÖZ EDER MİSİNİZ?

Tabii… Ben28 Aralık 1958 Erzincan’da dünyaya geldim. Babam Erzincan Adliyesi’nde Başkâtipti. 2 yaşındayken babamın tayini nedeniyle istanbul’a taşınmıştık. Babam O dönemler Sultanahmet’te İstanbul Adliyesi’nde göreve başlamıştı.

ŞARKICILIK HEVESİ KAÇ YAŞINDA BAŞLADI?

Gülerek yanıt veriyor bu sorumuza… Çocuk yaşlarda diyemeyeceğim. Genç kızlığımda sanata, şarkıcı olmaya çok heveslenmiştim. Ailemde pek şarkı okuyan yoktu. Bu aşk sadece bende mevcuttu. Şarkıcı olma isteğim şiddetle ret ediliyordu. Babam şarkıcı olmamı istemiyordu, sadece annem bana destek oluyordu. 15 yaşına geldiğimde bir gün Aksaray’da müzik eğitimi veren Mustafa isminde bir müzik hocası vardı. Ona gittim ve ders almak istediğimi söyledim. Bir süre şan dersleri almaya başladım. Repertuarım çok geniş değildi. Toplam 4-5 şarkı biliyordum… (Gülmeye başlıyor…)

PEKİ SONRA NELER OLDU?

Sonrasında sahneye merhaba dedim tabi ki…  Ailelerin geldiği Akvaryum Kulüpte sahne almaya başladım. Sahne performansım büyük beğeni toplamıştı. Burada yavaş yavaş ismim duyulmaya başlamıştı. Burada 3-4 ay çalıştıktan sonra Aksaray Gar Gazinosu’nda sahne aldım Artık profesyonel bir şarkıcıydım. Artık müzisyenlik hayatımı bir plakla taçlandırmaya karar verdim. Henüz 17 yaşındaydım. Cahit Oben Orkestrası ile Neşet Ertaş’ın ‘Kendim Ettim Kendim Buldum’ şarkısının plağını yaptım. Plak istediğim başarıyı yakalayamamıştı. Ancak sahnelerim aralıksız devam ediyordu.

2. PLAĞINIZI KAÇ YIL ARADAN SONRA YAPTINIZ?

Çok uzun bir aradan sonra ikinci plağımı çıkarmaya karar vermişti. 5-6 yıl aradan sonra yanılmıyorsam. Boğa Plakçılık merhum Ömer Boğa’nın şirketinde ‘Ayağında Kundura’ isimli plağımı yaptım. Plak kısa sürede güzel bir çıkış yakaladı. O plakla da şöhreti yakalamış oldum. Artık insanlar beni tanımaya başlamıştı.

 YANİ İŞLER İSTEDİĞİNİZ GİBİ GİTMİŞTİ DOĞRU MU?

Evet aynen öyle olmuştu. Yıllarca yalnız başına savan bir kadın düşünün. Azmin sonucunda zafer elde etmiştim.  İstediğim noktaya gelmiştim. Bu benim için inanılmaz bir mutluluktu. Dediğim gibi yıllarca yalnız savaştım ve sonunda bu savaşı kazandım.

SİNEMA OYUNCULUĞU NASIL BAŞLADI?

‘Ayağında Kundura ‘ plağım ile ismimi duyurmuştum. Film yapımcılarından sıkça teklifler alıyordum. O dönemler Cihangir’de oturuyorduk. Oturduğumuz apartmanda ünlü yapımcı Kadir Kadir Kesemen’de oturuyordu. İlk film teklifi ondan gelmişti. Bu teklifi hiç düşünmeden kabul etmiştim.

İLK ROL ALDIĞINIZ FİLMİN İSMİNİ HATIRLIYOR MUSUNUZ?

Daha dün gibi hatırlıyorum tabi ki.. Kemal Kan’ın yönetmenliğini yaptığı Serdar Gökhan, Feri Cansel, Kadir Savun gibi birçok önemli oyuncuyla kamera karşısına geçtim. Filmde hancının kızına hayat verdim. Yani rahmetli Kadir Savun’un kızını oynadım. Bu filmle şöhretime şöhret kattım. Bu filmden hemen sonra teklifler yağmaya başladı.

SAHNEYE ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR MUYDUNUZ?

Tabi… Birçok teklifi de sırf sahnemden dolayı geri çeviriyordum. 14 sinema filminde rol aldım Tabi sahneden arta kalan zamanımı sinemada geçiriyordum. Yani şarkı okumak oyunculuktan daha kıymetliydi benim için. Yeşilçam’dan para kazanılamıyordu. Bunu birçok oyuncu arkadaşım da bilir. Yani sinema ile hayatınızı idame ettirmeniz mümkün değildi. Bir de sahne benim ilk göz ağrımdı.

EŞİNİZ RAHMETLİ KAZIM KARTAL İLE NASIL TANIŞTINIZ VE AYNI FİLMLERDE ROL ALDINIZ MI?

Tabi ki rol adık… Onunla bir birimize aşık olduğumuz yer film setiydi zaten… 1984 yılında başrollerini Aytekin Akkaya’nın paylaştığı ‘Mahşerin Dört Atlısı’ filminde Kazım Kartal da oynuyordu. Onunla sette yakınlaştık. Bir birimize aşık olduk. Bir süre sonra evlilik teklif etti ve evlendik.

EVLENDİKTEN SONRA SİNEMA VE SAHNEYE DEVAM ETTİNİZ Mİ?

Kazım çalışmamı istemedi. Onun için sinema ve sahne hayatıma evlendikten sonra son verdim. Benim için eşimin kararı daha önemliydi. Çünkü aşık olup evlendiğim bir insandı.

KAZIM KARTAL NASIL BİR EŞTİ?

Dünyalar iyisi muhteşem bir insandı. İyi ki onunla evlenmişim. Türk Sinemasının kötü adamı tertemiz, mütevazı, büyükle büyük, küçükle küçük olan biriydi. Yani tek kelimeyle muhteşem bir insandı. Onu çok özlüyorum hem de çok. Onun adının yaşatılasını çok istiyorum. En büyük isteğim onun adına bir müzenin açılması. O Yeşilçam’ın efsane isimlerindendi. Türk Sineması’nın çok büyük bir değeriydi.

KAZIM BEYİN AİLESİYLE GÖRÜŞÜYOR MUSUNUZ?

Kazım’ın kardeşleri Ankara’da yaşıyor. Onlar Kazım’ın öldüğü yıl cenazeye geldiler. Bir daha da ne arayıp ne sordular. Yani Kazım’ın ölümünden sonra vefasızlığın en büyüğünü onlarda gördüm.

BİRÇOK SİNEMA FİLMİ ÇEKİLİYOR NEDEN YEŞİLÇEM OYUNCULARINA YER VERİLMİYOR SİZCE?

Yeşilçam sineması gerçekten çok büyük bir aşktı… Oyuncularda çok komik paralara bu aşklarından ötürü oynuyorlardı. Çünkü her Yeşilçam oyucusu setsiz bir hayat düşünmedi… Yıllarını oyunculuğa adayan arkadaşlarımızın dizilerde ve sinema filmlerinde oynatılması çok acı. Özellikle tiyatro kökenli oyunculara yer veriliyor. Aslında onlar gibi Yeşilçam oyuncularına da yer verilebilir. Gerçekten çok üzücü bir olay.

TAM 41 YIL SONRA MÜZİK DÜNYASINA GERDİ DÖNDÜNÜZ NELER SÖYLEMEK İSTER SİNİZ?

Evet tam 41 yıl sonra müzik dünyasına geri döndüm. Cemal Akyıldız’ın katkılarıyla çok uzun bir aradan sonra 4 şarkıdan oluşan bir single ile yeniden hayranlarıma merhaba dedim. Şarkılarımın büyük ses getireceğine inanıyorum.

Bu keyifli sohbet için çok teşekkürler Nur hanım.

Yıllar sonra il röportaj yaptığım gazetecisiniz. Bana bu imkanı verdiğiniz için ben size teşekkür ederim.