Marifet ustalık, hüner, kabiliyet demektir. Bazı kötü durumlarda ise suç anlamında da kullanılır. Örneğin, “Ellerine sağlık kimse senin gibi lezzetli yapamıyor“ veya “Senin yüzünden azar işittim beğendin mi yaptığını” gibi...
Doğruluk insanlarda bulunması gereken en güzel en özel özelliklerden birisidir. Fakat maalesef etrafıma baktıkça görüyorum ki, insanların doğruluklarından eser kalmamış; meğer tüm doğruluklar eski insanlarda eski zamanlarda kalmış. Ok gibi görünenler yay olmuş. Eğilmiş, bükülmüş, hedefini şaşar duruma gelmiş. Dıştan oldukça mülayim, samimi ve doğruyken, içten içe eğri büğrü kıvrım kıvrım bir hal almışlar. Ne kadar da üzücü bir durum aslında insanların içten içe değişime uğradığını görmek, kırdıkları kalplerin ağladığına şahit olmak ve hayretler içinde kalmak. Oysaki insan dediğin ölçülü olmalı. Üzen değil daima mutlu kılan, kavga gürültüden uzak sessizliğini muhafaza eden, çembe takan değil kapı açan, kötü örnek olmak yerine hep iyi olan, yeren söven değil öven, dilinden zehir yerine bal akıtan, kabalıkdan uzak, kibarlık ve saygıdan yana olmalı. En önemlisi de kalbin de tertemiz saf sevgi barındırmalı, doğru yoldan sapmadan kendi yolunda usulca ilerlemeli. Etrafındaki insanlara, gelecek nesillere örnek olmalı. Dürüstlüğüyle, duyarlılığıyla, düzgünlüğüyle, tatlı diliyle... Ki, hayatı boyunca hep güzel kapılar açılsın karşısına. O değil, iyilik gelsin bulsun onu. Sonuçta insanların yaşadıkları tamamen kendi iyi ya da kötü davranışları ile orantılıdır. Yanlışlarınızla kaçılan değil; doğrularınızla, başarınızla aranan insanlardan olun.
Çok doğru bir söz vardır; “Marifet ne yayda ne de onu tutanda değildir. Asıl marifet oktadır.” Ok düz ise, hedefini tam 12’den vurur. Siz de tıpkı ok gibi dümdüz olun ve hayatın size sunduğu güzelliklerle her daim mutlu yaşayın.
Sevgiyle kalın