Asırlık bir gıda tartışması var; Kırmızı et sağlıklı mı, değil mi? Ancak cevap basit değil. Basitçe söylemek gerekirse: Duruma bağlıdır. Genel olarak konuşursak, beyaz et veya vejetaryen seçenekleri tercih etmek genel olarak daha sağlıklı bir yaşam tarzı yaşamak için en iyi seçenektir. Ancak kırmızı etin sağlık açısından yararları ve sonuçları genellikle ne yediğinize, ne sıklıkta ve ne kadar yediğinize bağlıdır.
Kırmızı ette birçok sağlıklı vitamin, mineral ve diğer besin maddeleri bulunur ve iyi bir protein, B vitamini, demir ve çinko kaynağı olabilir. Ancak aynı zamanda belirli kanser türlerine yakalanma riskini artırmak, kardiyovasküler hastalık riskini artırmak ve obeziteye katkıda bulunmak gibi bazı sağlık risklerini de beraberinde getirir. Çok fazla kırmızı etin sağlığımız için iyi olmadığını gösteren kanıtlar var. Fakat yediğiniz kırmızı etin kalitesi, miktarı ve sıklığı sağlık riskleri üzerinde büyük rol oynuyor.
Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC), kırmızı eti "insanlar için muhtemelen kanserojen" olarak tanımlanan Grup 2A kanserojen olarak sınıflandırıyor. Kanserojenler kansere neden olma potansiyeli olan maddelerdir. Kırmızı et ve kanser arasındaki ilişki; yüksek düzeyde kırmızı et yemenin daha yüksek riskle ilişkili olduğunu buldu. İşlenmiş etler 1. düzey kanserojen olarak sınıflandırılır. Bu, onları sigara ve asbestle aynı kategoriye koyar ve bunların kanser riskini arttırdığı anlamına gelir.
Araştırmalar, kırmızı ve işlenmiş et yemenin hem çocuklarda hem de yetişkinlerde daha yüksek obezite oranlarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Eti pişirme şeklimiz de önemlidir. Kırmızı et hazırlarken tavada ve derin yağda kızartma yerine kuru pişirme yöntemleri çok daha sağlıklı olduğu kesin. Tüm işlenmiş etlerden, yağlı etlerden ve kızarmış et tüketimini hayatımızdan tamamen çıkartmak gerekiyor.
Kırmızı eti ne sıklıkla yemeliyim?
Kırmızı et söz konusu olduğunda kaliteye (yağsız kesim) sadık kalın ve miktara dikkat edin. Büyüme hormonlarına, antibiyotiklere ve pestisitlere daha az maruz kaldığı kanıtlanmış otlarla beslenen ve organik kırmızı eti seçmek daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Genel olarak ne kadar çok kırmızı et tüketirseniz kalp hastalığına yakalanma riskinizin o kadar arttığını biliyoruz. Haftada belirli sayıda kırmızı et porsiyonu sunmuyoruz, çünkü bu her kişiye özeldir ve risk faktörlerine ve tükettikleri diğer doymuş yağ kaynaklarına bağlıdır. Ancak kolesterolünüz yüksekse ya da aile öyküsü ya da diğer risk faktörlerinden kaynaklanan kalp hastalığını önlemeye çalışıyorsanız mümkün olduğunca az kırmızı et tüketmelisiniz.
Kırmızı et tüketimini kesmek yerine balık ve deniz ürünleri, kümes hayvanları, yumurta/yumurta akı, fasulye, mercimek, kuruyemiş ve tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarını diyetimize eklemek daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.