Beşiktaş’ta son 2 haftadır kötü giden bir oyun var.

Geçtiğimiz hafta Gaziantep FK karşısında dün akşam ise Konyaspor karşısında rakibi eksik kalmasına rağmen kazanamayan bir takım izledik. Bu sezon Beşiktaş’ın başına bu da olmaz dediğimiz her şey geldi. Son iki maçında deplasmanda hiç kazanamayan Gaziantep FK’ya ve düşme hattında olan Konyaspor’a kötü oyunla mağlup oldu Beşiktaş. Bu iki maçın bazı benzerlikleri var. Beşiktaş’ın sağ kanadındaki zafiyet ve orta sahadaki verimsizlik. Beşiktaş 11’e 11 oynarken de 11’e 9 oynarken de merkezden üretemedi.

Svensson’un yokluğunda Tayyip Talha’nın sağ bekte oynadığı iki maçta da kaybetti Beşiktaş. Recep Uçar, Beşiktaş orta sahasının üretmesini engelleyerek, Beşiktaş’ın sağ kanadındaki bu açıktan yararlandı ve Yusuf Erdoğan’la bu bölgeyi çok iyi geçti.

Beşiktaş açık oynayan takımlara karşı iyi, kapanan takımlara karşı kötü bir oyun sergiliyor. Özellikle kapalı defansları çözecek lider oyuncusu yok, takımda herkes bireysel oynuyor. Bu oyun bazı handikaplara neden oluyor. Beşiktaş’ın merkezini etkisizleştirerek kanatlardan orta açmaya zorladığınız anda kazanıyorsunuz.

Beşiktaş’ın Konyaspor karşısında kaybetmesinin temel nedeni; eksik kalmış rakibi karşısında organize atak yerine sürekli orta açması. Orta açtığınız da gol atabilmeniz için Gomez gibi Demba Ba gibi golcünüz olması şart! Hava toplarında etkili olamayan Immobile ve Semih’le bu şekilde kazanmak zor.

Süper Lig tam bir ateş hattı. Solskjaer’in ekibiyle çok etkili bir alternatif oyun planı yani acil eylem planı oluşturması gerekiyor. Beşiktaş orta sahada Alex, Gedson, Joao Mario üçlüsünün seçeneklerini oluşturmak zorunda. Amir, Salih, Keny Arroyo, Elan Ricardo gibi oyuncularından yararlanabilmeli Beşiktaş.

Beşiktaş’ta dün gece sahaya çıkan oyuncular içinde Masuaku dışında hepsi kötüydü. Fakat hiçbir gerekçe 9 kişi kalmış Konyaspor’a yenilmeyi açıklayamaz. Bu maçın kaybını takım içinde sorumluluk almayan oyuncular olarak görmek gerekiyor.

Ne demiş Brecht? "Mücadele eden yenilgiye uğrayabilir. Ancak mücadele etmeyen, zaten yenilmiştir. O zaman ne yapmalısınız? Mücadele etmeyen, aitlik hissetmeyen, taktik ve takım oyunuyla değil, bireysel hareket eden herkesle yolları ayıracaksınız.

Beşiktaş’ın ligdeki hedefinden erken kopmasının oyuncularda mental anlamda başıboşluk yaptığı kanaatindeyim. Oyuncular hedefi kaybedince, savaşmaktan vazgeçmiş görünüyor. Aslında bazı oyuncular Beşiktaş’a veda etmiş bile.

Neticesinde, insanın içindeki beklentiyi bitirmesi de bir veda değil midir?