...Dünden devam

Ülkemize gelince;

Ülkemiz, her doğal afetin, nasıl olup da katliama dönüştüğünün karakteristik bir örneğidir.

 Hem de ‘’Göz göre, göre ‘’ tümcesiyle..!

 Binlerce insanımızı kurban verdiğimiz ‘felaketlere’ baktığımızda! Hemen, hemen hepsi için söylenen şey aynıdır:

 ‘’ Göz göre, göre!’’, ‘’Biline, biline!’’

Fay hattının üzerine dayanıksız evler yapmış! Dere yatağına, sel yatağına evler inşa etmiş! Grizu ihtimaline rağmen ocağı çalıştırmaya devam etmiş! Fabrikalarda, koca koca rafinerilerde yeterli güvenlik önlemi almamış isek!

O zaman bunların nesi doğal afet, neresi takdiri ilahidir?

‘’ Göz göre, göre! ’’ , ‘’ Biline, biline! ’’…

Doğanın katledilmesini, doğal afetlerin önlenememesini, yukarıdaki iki kısa cümleciğe sığdırmak mümkün müdür?

Ve ne yazık ki Türkiye, 185 ülke arasında doğal afetler bakımından en yüksek risk taşıyan ülkeler arasında yer almaktadır…’’

 Doğal Afetleri/Katliamları/ Kazaları, şöyle sıralayabilir; içini şu görüşlerle doldurabiliriz:

 

‘’Doğal afetin/katliamın adı, Deprem;

  Türkiye, dünyada depremlerin en çok görüldüğü kuşaklardan biri olan Akdeniz, Alp – Himalaya deprem kuşağında bulunmaktadır.

 Aynı kuşak üzerinde ABD, Japonya, Çin ve İtalya gibi dünyanın en önde gelen ülkeleri de bulunmaktadır. Bu ülkelerde konuyla ilgili olarak ciddi çalışmalar yapılır ve önlemler alınırken;

 1999 yılında arka, arkaya yaşanan iki büyük depreme rağmen, Türkiye’de alınması gereken tedbirler hala çok yetersizdir!

 TÜBİTAK’ın düzenlediği ‘Türkiye’nin Deprem Sorunlarına Çözüm Arayışları’ bilgi şöleninde son 70 yılın ortalamasına göre Türkiye’de her yıl; ‘1000 kişinin depremde hayatını kaybettiği, 2 bin 100 kişinin sakat kaldığı ve 7 bin yapının hasar gördüğü’ açıklanmıştır. Aynı açıklamada da ayrıca Türkiye’de sanayi kuruluşlarının yüzde 75’inin, barajların ise; %42’sinin ciddi hasar görebilecekleri deprem bölgelerinde oldukları ortaya konmuştur…’’

 Hatırlayalım; ‘’Kocaeli – Gölcük’’ , ya da 17 Ağustos 1999’ depremini…

 Hatırlayalım; O zaman kesitinde, yerel saatle 03.02’de yüreklerimize düşen ateşleri…

 Hatırlayalım; on binlerce insanımızı alıp giden, on binlercesini sakat bırakan o doğal afeti…

 Hatırlayalım; o günlerde yıkılan on binlerce binayı…

 Hatırlayalım; ülke ekonomimizde yarattığı milyarlarca dolar kaybı…

 Ne çabuk unuttuk değil mi?

 Neler yaptık o acılı yıllardan günümüze? Gerçekten de hazır mıyız, önümüzde bize bekleyen daha da büyüğüne, gittikçe yaklaşan İstanbul depremine?

 Hatırlıyor muyuz? Artık aramızda olamayan deprem dedenin (Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara’yı rahmet ve şükran duygularıyla anıyorum.) bize ezberlettiği o tekerlemeyi:

 ‘’Deprem öldürmez, bina öldürür. İhmal öldürür…’’ Dediği günleri unutmadık değil mi?

O büyük depremin ardından 16 yıl geçti. Tabii ki, pek çok şey yapıldı deprem adına, pek çok şey gelişti!

 Ama yeterli mi?

 Sadece aşağıdaki iki konunun altını çizerek, yorumu siz değerli okura bırakmak isterim:

Son dönemde Kentsel Dönüşüm planı adıyla gerçekleşen yapılaşmalar; ülkemizdeki eski yapıların yenilenmesi aşaması; gerçekten de depreme hazırlık için mi, yoksa kimilerine rant sağlamak için midir?

 Hala yenilenmeyi bekleyen pek çok bina stokunun bulunduğu belediyeler bölgesinde, her geçen yıl; insanlarımızın aleyhine değil mi?

  1999 depreminde hemen sonra, yaşanan büyük kargaşayı önlemek, yıkıntıların arasında kalan insanlarımızı kurtarmak, acil yardımın ulaşmasını sağlamak amacıyla ayrılan acil yolların, bugününe baktığımızda; neler görüyoruz? Beklenen İstanbul depremi olduğunda; kentsel dönüşümü bekleyen evler, o yollar kullanılabilir mi sizce?

 Depremde kullanılacak acil yollar, acil toplanma bölgeleri, 1999 depremi sonrasında hemen, hemen her mahalleye konulan acil kurtarma malzemeleri dolu konteynırlar nerede? Hani arabalarımızın arkasında koyduğumuz deprem çantalarımız duruyor mu bagajlarda?

 Unuttuk, unutuldu o günler!

 Ama biliniz ki, deprem geleceği/olacağı günü unutmadı! Bir gün o afetle karşılaşıldığında; ülkemize en çok zarar verecek olan bu doğal afet, karşımıza en acımasız katliam olarak çıkacaktır..!

Devam edecek...