www.instagram.com/ebruylakesfet
www.youtube.com/@ebruylakesfet
www.ebrucomlekci.com
Herkese Selam Olsun,
Geçtiğimiz ay, Önce Vatan Gazetesi’nde yazmaya başlamamın 2. Yıldönümüydü. Zira epey vakittir sizlerle buluşamıyorum. 2024 yılı üzerimden adeta beni eze eze geçti. Önce sizlerin de severek takip ettiği, gazetemizin değerli ismi, manevi babam Yaşar Şenyüz’ü kaybettim. Ardından canım annem Hatice Çömlekçi’yi… Kendimi toparlayıp; aranıza dönecek cesareti bulmak benim için çok güçtü. Sizler de tahmin edersiniz ki, yaşamanın ne tadı ne de tuzu kaldı… Renklerini kaybetti dünyam… İki dayanağım, sırdaşım artık yok… Sırlarım, dertlerim artık bende ve ben bazen taşımakta zorlanıyorum… Bir yerde okumuştum, evlatlar annelerini kaybedince büyürler diye… Böyle büyümek çok zormuş…
Biliyorum, her şeye rağmen hayat devam ediyor… Sizler için, beni de ayakta tutan en değerli şeyi yapıyorum: ‘Keşfetmeyi’… Kendimi bildim bileli meraklı biriydim. Merak beni her zaman diri tutan, hayata bağ kurmamı, bağlı kalmamı sağlayan bir huy. Merak sayesinde iyi bir keşifçi olduğumu düşünüyorum. Benimle keşif yolculuğuna çıkmaya hazırsanız, haydi başlayalım…
Keyifli okumalar…
HAFTANIN KEŞİF TİYATRO OYUNLARI
Bir oyuncu olarak, sezona yeni giren oyunları takip etmek benim için aslında bir zorunluluk. Hem yeni metinlere hakimiyet hem de oyunculuk bağlamında kendime katabileceklerim açısından... Ben bir tiyatro eleştirmeni değilim. Ama oyuncu kişisi olmam dışında iyi bir seyirciyim. Birçok perspektiften oyunları izliyor, kendimce notlar alıyorum. Geçtiğimiz haftalarda sezona yeni giren, iyi bir prodüksiyonu olan ve ünlü oyuncuların yer aldığı bir oyundan sizlere bahsetmek istiyorum. Zira ismini vermek istemiyorum. Çünkü her zaman emeğe saygım sonsuz. Ama bir yandan da tiyatro aşkıyla yanan birçok kişiye nasıl da büyük haksızlık yapıldığı düşüncesi beni yiyip bitiriyor. Bir tiyatro projesi sanılanın aksine inanılmaz büyük bütçelere mal oluyor. Bundan sebep, tiyatro yaparken bizler gibi, arkasında büyük prodüksiyon şirketleri ol(a)mayan, ekipler ne yazık ki dekoruyla, kostümüyle kusursuz bir tiyatro ortaya koyamayabiliyoruz. Ama arkasında iyi sponsorları, yapım şirketleri olan ekiplerse; bunu iyi kullanmak yerine, kötü oyunculuklarla, küfürle bezeli tekstlerle oyunlar sahneye koymayı tercih ediyor. Her sahnesinde sürekli küfür eden oyuncular sizi adeta dövüyor. Sürekli patlayan silahlar ise sizi korkutuyor. Oyundan tarif edilemez, kötü bir psikoloji ile ayrılıyorsun. Peki seyirci perspektifi nerede? Böyle prodüksiyonlar yüzünden seyircilerin oyunlara küsme rizikosu düşünülüyor mu? Hayır! Biz yaptık, oldu… İşte bu mantalite yüzünden her geçen gün tiyatrolar kan kaybediyor! Sevdiği oyuncuyu izlemeye giden seyirci, birtakım saçmalıklara maruz bırakılıyor ve sonunda bir daha asla tiyatroya gitmem diyerek oradan ayrılıyor. Her tiyatro topluluğun, diğer tiyatrolara karşı sorumluluğu olduğunu düşünüyorum. Zira hepimiz bir bütünün parçasıyız. En azından ben böyle olduğumuzu düşünmek istiyorum. Çünkü zaten bir elin avucuna sığacak seyircilerimize kıymet verip; mesleğimize hak ettiği saygıyı vererek, işimizi yaparsak, seyirci kaybetmez, kazanırız. Bilet fiyatlarına hiç girmek istemiyorum. Çünkü sahne kiraları ayrı bir sorun bu ülkede. Hangi belediye olduğunu yazmayacağım, ama büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeden edemeyeceğim, bir günlük sahne kira bedeli olarak bizden 95 bin Tl talep etti. İnanabiliyor musunuz, bir günlük sahne bedeli ve bu sahne belediyeye ait. Aslında yazılacak, söylenecek çok şey var. Kocaman İstanbul’daki sahne sayısı, belediyelerin kapasitesi, vb. Uzun ve sıkıntılı mevzular. O yüzden yönümü, bu işi zevkle yapan, emek veren ve biz seyircilerin desteğiyle ayakta duran o güzel tiyatrolara çevirmek istiyorum. Elimden geldiğince, Yaşar babamın bana açtığı ve onun izini bıraktığı o yoldan ben de ilerlemek istiyorum. Her zaman kalbim ve desteğim; ilk günkü heyecanını koruyan ve hala aşkla işini yapan tüm ekiplerde olacak… Öyleyse geçelim tiyatro keşiflerine…
· CHOPIN ZAMANI, TEATRAL KONSER
Değerli arkadaşım İclal Atasoy’un da rol aldığı, benim de heyecanla beklediğim bir oyun Chopin Zamanı… Harika bir mekânda, harika bir doğum günü kutlaması bizleri bekliyor. Bu cumartesi ben de orada olacağım. Buluşmak dileğiyle…
CHOPİN'İN DOĞUM GÜNÜ SÜREYYA OPERASI'NDA CHOPİN ZAMANI İLE KUTLANACAK…
Jeux d'Art ekibi 22 Şubat'ta piyanonun şairi Chopin'in doğum gününü Süreyya Operası'nda kutlayacak. Sahne sanatları tarihine “Teatral Konser” eser yapısını kazandıran Emir Gamsız ve Ege Maltepe’nin, ilk temsili 2016 yılında New York’ta yapılmış olan eseri “Chopin Zamanı” bu sezon İstanbul’da sahneleniyor.
Tiyatro ve klasik müzik konserini bir araya getiren Chopin Zamanı Frederic Chopin’in zamanları aşan müziği ve dehası üzerine. Tiyatro sahneleri ve konser kesitleri aynı anda olmaksızın fakat birbirleriyle ilişkili olarak kurulan bu yeni biçimdeki eser, geçmiş ve gelecekten altı farklı zaman ve mekânda geçen sahnelerle bestecinin insanlar üzerindeki etkisini anlatıyor. Sahnelerle birlikte ilerleyen konser programı ise “Veda” Polonezinden “Son” Mazurkaya, “Huzur” Noktürnünden “İhtilal” Etüdüne, “Yağmur Damlası” Prelüdünden Dördüncü Balad’a, Chopin’in en sevilen eserlerinden oluşuyor. Emir Gamsız ve Ege Maltepe'ye sahnede Ali Pınar, Okan Urun, İclal Atasoy, İnci Ergün ve Evren Erbatur eşlik ediyor.
Tarih : 22 Şubat 2025
Saat : 20:00
Mekân : Kadıköy Süreyya Operası
Biletler: https://mobilet.com/tr/event/chopin-zamaniteatral-konser-40278/
· BANA BİR LİMONATA LÜTFEN!
Yıllar önce, canım arkadaşım Gül Ersürmeli Yılmaz ile beraber; ‘Tiyatro Boyalı Kuş’ çatısı altında değerli insan, arkadaşım Jale Karabekir’in yönetmenliğinde okuma ve forum tiyatrolarına imza attık. O zamanlarımızı, arkadaşlıklarımızı çok özledim. Keyifli ve değerli zamanlardı. Dilerim canım maşukamla gene aynı sahneyi paylaşırız. Zira sahne enerjisini sevdiğim deli kadınlardandır kendisi…
9 Kasım 2024 akşamı, Küçükyalı Hilltown Seyirlik Sahne'de prömiyerlerini yaptılar. Ancak ben malum sebeplerden maalesef ötürü katılamadım. Oyunlarını henüz izleme imkânım da maalesef olamadı. Ama harika olduğundan şüphem yok. Gerek Gül’ün sahnedeki enerjisi gerekse oyunun konusuna ve kadrosuna baktığım zaman, heyecanlanıyorum. Zira bu kaotik hayattan beni koparacakları her anı iple çekiyorum. Bence sizler de kendiniz için iyi bir şey yapın ve kaçırmayın!
OYUNUN KONUSU
Mirasyedi Ercan, onun türlü şekilde arkasını toparlayan hizmetçisi Mannik ile İzmit’te bir evde yaşamaktadır. Ercan kendisini kaptan olarak tanıtarak Banu, Aynur ve Ayla’yı aynı anda nişanlanmıştır.
Ercan’ın arkadaşı müteahhit Cafer, borç para istemek için Ercan’a gelir.
Cafer ve kız arkadaşlarının hepsinin aynı anda eve gelmesi ile komik olaylar zinciri başlar. Hizmetçi Mannik, ev sahibi Ercan'ı korumak için rastlantısal olarak eve aynı anda gelen nişanlıların birbirlerini görmemeleri veya anlamamaları için acele ile bulunmuş komik bahaneler türetmeye başlar. Zaman zaman Ercan ve Cafer'in de eve dönüşleri ve aralarındaki borç alacak ilişkisinin git gide içinden çıkılmaz bir hale gelmesi ile olaylar iyice karmaşıklaşır ve seyirciyi benzersiz bir kahkaha yolculuğuna çıkarır.
KADRO:
Uyarlayan : Erdem Topuz
Yöneten : Erdem Topuz
Oynayanlar:
Ercan : Işık Tolgay
Cafer : Burak Topal
Mannik : Gül Ersürmeli Yılmaz
Ayla : Bilge Topal
Aynur : Nergis Limanlı
Banu : Görkem Gönülşen
OYUN TARİHİ:
Yer : AK'LA KARA TİYATROSU
Tarih : 08 Mart Cumartesi
Saat : 20:30
Biletler : Biletinial ve Biletix’de…
Her iki oyunda da görüşmek umuduyla… Herkese iyi seyirler…
HAFTANIN KEŞİF ŞARKISI: CAN BONOMO’NUN YENİ TEKLİSİ ‘’KANADIM AŞKTAN’’
Kıymetli insan Sabahattin Çetin sayesinde Can gibi kıymetli bir sanatçı ile şahsen tanışma fırsatı buldum. Beraber kısada olsa çalışma imkânı bile buldum. Benim için harika bir onurdu. Zira çoğu kişi kendisini müzik insanı, iyi bir eş ve baba olarak tanısa da; Can Bonomo müthiş bir şair, harika bir ressam, çok iyi bir senarist, sinemacıdır. Anlayacağınız tam bir sanat insanıdır. Hani derler ya, on parmağında on marifet, işte bu söz tam da kendisine yakışır. Hala şiir kitaplarını ara ara açar, okurum. Sanatın birçok kolunda üretmeye devam eden Bonomo, yepyeni bir tekliyle bizlerle…
CAN BONOMO’NUN YENİ TEKLİSİ ‘’KANADIM AŞKTAN’’, 14 ŞUBAT’TA DİNLEYİCİLERLE BULUŞTU.
Sözü ve bestesi Can Bonomo'ya ait olan şarkının düzenleme ve mix çalışmaları Emre Malikler, mastering’i ise Ali Rıza Şahenk imzası taşıyor. İstanbul’da FatLab Stüdyo’da kaydedilen şarkının kapak tasarımı da Can Bonomo tarafından hazırlandı. Projenin fotoğrafları ise Muhsin Akgün imzası taşıyor.
Can Bonomo, yeni şarkısıyla ilgili duygularını şu sözlerle ifade ediyor: ”Kanadım Aşktan, akustik enstrümanların öne çıktığı, diskografik açıdan eski - yeni bir iş oldu. ‘Buruk’ kelimesi şarkının genel tonunu çok güzel ifade ediyor. Düzenlemesi Emre Malikler’e, söz ve müziği bana ait. Umarım birilerine iyi gelir.”
‘’Kanadım Aşktan’’, 14 Şubat itibarıyla tüm dijital platformlarda!