İnsanlar nedense karşısındakinin bilgi ve tecrübesine güvenmez. Burnunun dikine gidenler de var tabi ki onları şimdilik ayrı tutalım.
Kimi insan konuşmuş olmak için konuşsa da bilgisi ve tecrübesine güvendiğiniz insanlar da olmalı yanınızda yörenizde. En azından mantıklı şeyler duymak isterseniz böyle insanlarla vakit geçirmek daha yararlı.
Kimileri de bilmez, bilmediğini de bilmez ve kimseyi de dinlemez. Hatta konuşmaktan dinlemeye de fırsat bulamaz bu tarz insanlar.
Dinlemek çoğu zaman erdemden sayılır. En azından karşısındakini anlayabilmek için bezen susmak da gerekir.
Her şeyi biliyorum diyen, yanılan insandır ki el elden üstündür her zaman. Kişi ne olursa olsun her zaman bir üçüncü göze ihtiyaç duyar.
İnsanlarsa genelde haklılık savaşında oldukları ve haklı olduklarını kanıtlamaya çalıştıkları için konuşuyor gibi.
Gerçeği bilmek için genelde herkes üç maymuncu oluyor nedense. Dışarıya duyarsız insanlara da anlatacak hiçbir şeyinizin olmaması gerekir. Kapalı demek ki algıları da ilgileri de.
Karşısındakinin ne anlatmak istediğini çok azımız kanıksayabiliyoruz. Doğruluğuna inanmasanız bile karşınızdakinin tiniyetini çözmüş olursunuz en kötü, dinlediğinizde.
Boş konuşanlar haricinde ise bazı insanlar bildiğini aktarmadan rahat edemezler. Bazen de çevresindekilerin gözünü açmak isteyenler de olur ama nedense kadir kıymet görmeyenler de onlardır.
İnsanların genelde duyacaklarından sonra huzurunun kaçacağını düşündükleri için çoğu zaman duymak da istemezler. Gerçekleri duymayı her insan da kaldıramaz zaten.
Karşısındakini sıfır kabul edip de kafasını taşa vuranlar da var diğer yandan. Sizi ve görüşlerinizi yok saymaları yeterince sıkıcı bir durum olsa gerek.
Tecrübeli insanlarsa sadece bilgi aktarma derdinde olduğu için de anlatmaya çalışırlar.
“Bir bildiğimiz var ki diyoruz…” derler o yüzden, biraz kulak asmak gerekir.